Sunday, October 25, 2009

Marka Kent Bursa | Ulu Şehir | Tolgahan «avdar

BURSANIN KURTULUSU

Bursa'nın Kurtuluşu (11 Eylül 1922)

Bursa, 1. Dünya Savaşı sonrasında 8 Temmuz 1920′de Yunanlılar tarafından işgal edilmişti. 11 Eylül 1922′ye kadar esaret altında kaldı.
Bu işgalin Millî Mücadele’nin başşehri Ankara’ya olan yansıması çok farklı oldu. Konu hemen Meclis gündemine geldi ve müzakere edildi. Kürsüye gelen Burdur Milletvekili İsmail Suphi Bey, Yunanlıların işgal ettiği Anadolu topraklarında yaptığı zulümleri bir bir anlattı. Konuşmasında, Yunanlıların Bursa Ulu camii’ni bombalarla tahrip etmek istediklerini anlattı.
Bu sırada milletvekillerinin kendilerini tutamayarak hıçkıra hıçkıra ağladıkları görüldü. Meclis tutanaklarına da yansıdığı gibi Meclis’te gözyaşları sel olup aktı. (TBMM Zabıt Ceridesi, C. II, s. 227.)tahribe yeltendiklerini, Yunanlı subayların yedi asır evvel Osmanlı Sultanı Orhan Bey’le evlenen Rum kızı (Horofira, yani) Nilüfer Sultan’ın kabrine giderek, “Vaktiyle sen bir Türk’e vardın” demek suretiyle kabri tekmelediklerini ve tahrip ettiklerini anlattı.
Bursa’nın işgali üzerine TBMM’de Başkanlık Kürsüsü’ne siyah bir şal örtülmüş ve işgalden kurtulana kadar kaldırılmamıştır.
Başkomutanlık Meydan Savaşı’nın kazanılmasından sonra Türk kuvvetleri 10 Eylül 1920′de Bursa üzerine yürüyüşe geçmiş ve 11 Eylül günü 48. Süvari Alayı 3. Bölük Komutanı Şükrü Naili (Gökberk) Bey, Bursa Belediyesi Binası’na Türk bayrağını dikmiştir.
Bursa Oynar Güvercini yetiştiren  Bursalılar, Bursa’nın kurtuluşunu besledikleri tüm beyaz güvercinleri uçurarak kutlamışlardır.
Bursa, her yıl 11 Eylül günü 2 yıl 2 ay 2 gün süren Yunan işgalinden kurtuluşunu kutlar.
İlk TBMM’de henüz pek kritik durumda olan cephelerden bahsedilmektedir. Bursa Milletvekili Muhiddin Baha (Pars) uzun gözlemlerini anlattığı konuşmasını şöyle bitirir.“Efendiler bu sahifeyi burada kapattıktan sonra müsadenizle bir müşahademi arz edeceğim. Geçenlerde İnegöl cephesinde ağaçlar arasında sis ortasında gazilerimizi ziyaret eder ve onların ayrı ayrı ellerini sıkarken 15 yaşında kadar bir çocuk gördük. Ona “Oğlum burada ne yapıyorsun? dedim. “Vatani vazifemi yapmaya geldim” cevabını verdi. “Peki hiç muharebeye karıştın mı? Düşmanla cenkleştin mi? Sualime de “evet” diye katıldığı çarpışmaları, boğuşmaları saymaya başlayınca ben, bu çocuğun karşısında bir parça küçüldüğümü hissettim. Sonra daha ileride yine Gaziler arasında ve babasının yanında babasıyla omuz omuza düşmana karşı harp eden 12 yaşında Feridun isminde bir çocuk gördüm ki! Efendiler bir diyorum ama hangisi bir?Cephede her adımda bir, böyle henüz çocuk denecek yaşta silaha sarılıp canını fedaya gelmiş ice nice yavrumuz var!…
Aziz şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.Ruhları şad makamları cennet olsun. 

Copyright © 2009-2015 · All Rights Reserved · Powered by Marka Kent Bursa · Designed by IMG Yapım

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=